Son zamanlarda İran,Filistin,Lübnan,Kuveyt,BAE,Katar,Yemen...'in birbirine komşu coğrafyasında savaşlar çıkararak Tanrı'yı kıyamete zorladıklarına inanan kişiler türedi ve iddialara göre ABD'yi yöneten kafayı yemişler tarikatı dünyayı savaştan savaşa sürüklüyor. Tanrı'da varsayımlara göre bunların yönlendirmesine kanıp kıyameti ilan edecekmiş.
Kıyamet kavramı bilimsel literatürde insanlık açısından geçerlidir ve insan soyunun yok olması demektir. Doğanın diyalektiği açısından ise -270 C derece ile binlerce + sıcaklık dereceleri içerisinde evrenin devşnim göstermesi kıyamet değildir. Kıyamet üstelik sadece insan dimağı açısından düşünülecek bir şeydir. Saniyede 299977 kilımetre yolculuk yapan ışık ve radyoaktif etki dahi kıyamet ile ilgili olmayıp koskoca evrenin doğal akışını etkilemez. Yani tahmini 400 milyar güneş sistemi içerisinde dünyayı merkeze alıp her şeyi bu temeldeele almak beyhude gereksiz çabadır. Hiç bir din de doğanın temel yasalarını değiştirecek yada yönlendirecek güce ve birikime sahip değildir.
İnsanoğlu kendisini evrenin merkezine koyarak her şeyin sahibi ve yöneticisi olamayacağını, doğanın-evrenin kendi kendisini yönetme becerisinin insan aklından daha yetenekli olduğunu er geç öğrenecektir. Eğer evrendeki milyarlarlarca sistemi bir tanrı yönetiyorsa insanoğlu kendi acizliğini kendi soyunu yok ederek kanıtlayacaktır. Çünkü devletlerin elinde dünyadaki yaşamı bir dakika içinde bitirebilecek birikimde nükleer bpmbalar vardır. Bu nedenle insan hayatının kıyameti için bir tanrıya ihtiyaç yoktur,kendi çarmıhını kendisi yüklenecektir.
YAŞADIĞIMIZ BÖLGEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİK.
İsrail ortadoğu da kan gövdeyi götürsün diye ABD'yi Amerika'daki Yahudi kulüpleri aracılığıyla savaşa sürüklüyor. Âbd devlet aklı da tamamen dinci,yâni Musevi söylemleriyle ortadoğu ülkelerinde taş üstünde taş bırakmıyor. Öyle ki insanı,toprağı,böcekleri, bitkileri...her şeyi yok ediyor. Aslında Tanrı'yı kıyamete falan zorladıkları yok. Arap ve araplaşmış halkları birbirine kırdırmak suretiyle hem doğal miraslara konuyorlar,hem de çıkardıkları savaşların ve petrollerin maliyetlerini bu bölgedeki halklara ödetiyorlar. Hiç bir islam ülkesi de çıkıp bu bizim savaşımız değil,bize saldıramazsınız,demiyor,diyemiyor,diyemez.
Emperyalizm Tanrı'yı kıyamete zorlayamıyor ama Arap halklarını ve araplaşmış halkları hep kıyamet içerisinde,savaş-kan-göz yaşı içerisinde süründürmeyi başarıyor.
Bir müslüman da çıkıp şunu söylemiyor ;
Kuzum siz kim oluyorsunuz ki koskoca Tanrı sizin saçma sapan iddialarınıza yada davranışlarınıza göre davranacak...
Tanrı açısından bakarsanız böyle paranoyak davranan,alçakça hareketker yapan insanlar yüzünden kıyamet ilan edermi hiç ! Üstelik kutsal kitaplara göre insanlığın günahından bıktığı için Tanrı insan soyuna son verip Nuh soyuna fırsat veriyor,yani insanlığı cezalandırıyor. Tanrı dünyayı değil insanlığı cezalandırıyor. Çünkü günahı dünya değil insanoğlu işliyor. Dolayısıyla Tanrı açısından bakarsanız kıyamet değil ama bu sapkın soyun sonu gelmeli. Ancak bir istisna var ve Nuh'tan sonra bir daha tufan vermeyeceğine dair söz veriyor. Demekki kıyamet işiyle uğraşan Tanrı değil de insan soyuymuş.
Buyrun o tarikatın okuduğu kitapta ne yazıyormuş görün !
YARATILIŞ 9:12-16 TCL02
[12] Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını: “Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak: [13] Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak. [14] Yeryüzüne ne zaman bulut göndersem, yayım bulutların arasında ne zaman görünse, [15] sizinle ve bütün canlı varlıklarla yaptığım antlaşmayı anımsayacağım: Canlıları yok edecek bir tufan bir daha olmayacak. [16] Ne zaman bulutlarda yay görünse, ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı anımsayacağım.”
https://bible.com/bible/170/gen.9.12-16.TCL02
Bunlar kafayı yememişlerse kıyameti Tanrı'dan önce bu tip aptalca tarikatların peşinde koşan siyasetçiler koparacak. Nasıl yani derseniz bir çok ülkenin elinde çok güçlü nükleer silahlar var ve dünyayı bin kez kıyamete götürecek kadar etkili olacaktır.
KURTULUŞ
Gelelim kutsal kitaplara göre kurtuluş planına : Her din kendi mensupları için dünyadan kurtulma planları yapmış,bunları inananlarına anlatmaktadır. Bizi ve dünyayı daha çok ilgilendiren ortadoğu dinleri olduğu için onlara bakalım. Çünkü Musevîlik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dinleri aynı felsefeden ve kökten fışkıran ağacın dalları gibi coğrafyamızın kadeeş de aynı soy tarafından oluşturulmuştur. Üçünde de cennet-cehennem kavramları vardır.
Bu üç din Hz. İbrahim (Abraham),Saray(Sera), Hacer'in ailesinin öyküsü ve soy ağacıyla başlar. Tanrı İbrahim'e görünerek 'senden bir ulus yaratacağım,göklerdeki yılıdızlar,çöldeki kumlar kadar çok olacaksınız'der. Nitekim Saray'dan doğan İshak'tan peygamberler soyu ve Yakup'un çocuklarından bugünki Yahudilerin 12 oymaktan oluşan ulusu oluşmuştur.
Peygamberler soyu Yakup oğlu Yahuda soyundan devam etmiş,Yeni antlaşmaya göre Tanrı oğlu İsa Mesih'in kurtarıcı olarak insan bedenine girerek dünyaya inmesiyle son bulmuş,gökyüzüne çıktığı için kendisine iman edenleri kurtarmak için geri geleceği beklenmektedir. İsa'nın göklerden nasıl geleceği, dünyayı nasıl yargılayacağı,imanlıları nasıl kurtaracağı İncil'in Vahiy kitabında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Peygamberler soyu ise
Matta kitabı 1.bölümde ayrıntılarıyla anlatılmakta,öyküleri ise Tevrat'ta ayrıntılı olarak yazılmaktadır. Meraklıları açsın okusun,aynısını tekrarlayacak değiliz.
Museviler ve Hristiyanlar Mesih'in gelişini bekleyedursun Müslümanlar da Mehdi'nin gəlişini beklemektedirler.
İbrahim ve Hacer'den olan 2.oğul olan İsmail ise köle Hacer'den,(Mısır'dan kıpti bir soyun kızı) dünyaya gelip İbrahim tarafından ayrı eve çıkarılmıştır.
Tevrat'a göre bu iki soy İsrail-Ürdün-Suriye(Kenan) bölgesinde çoğalmıştır. Buradan sürgünlerle yayılmışlardır.
Kuran ve İslamiyet peygamberler tarihini kendisine bağlayarak son peygamber Hz. Muhammed'in İsmail'in soyundan geldiğini,İsmail'in İbrahim tarafından Allah'a kurban edildiğini söylemektedir. Dolayısıyla dünyanın Hz.Muhammed'in yüzü suyu hürmetine yaratıldığını söylemektedir. Tevrat en büyük paygamber olarak Musa'yı, İncil İsa'yı,Kuran ise Muhammed'i 1.sıraya koymaktadır. Elbette olması gereken de budur ve her dinin kurucısunun kendisini kurucu ve kurtarıcı göstermesi,kendi soyunu kutsaması doğaldır.
Burada sözkonusu olan dünyanın nasıl kurtulacağı değil, amca uşakları olan Araplar ve Yahudiler arasındaki ideolojik savaşın bizi nasıl ilgilendirdiğidir.
İbrahimin iki oğlu İshak ve İsmail'in torunları arasındaki toprak savaşında biz nerede duracağız,rolümüz nedir ?
Dünyada insan nüfusunun az olduğu dönemlerde herkes dünyanın boş bulduğu yerlerine sorgusuz sualsiz yerleşirken kimse kimseden hesap sormuyordu. Ne zamanki nüfus bazı bölgelerde yoğunlaşmaya başladı, o bölgelere Tanrı'nın bazı sülaleleri özel kılmak kaydıyla müdahale ettiğini görüyoruz. En azından Tevrat ve Kuran bel soy ağaçlarını kutsarken İncil'in bu mantığı reddederek soy ağacı yerine iman etme tekniğini tercih ettiğini görüyoruz. Tevrat Kenan bölgesini Yakup soyuna parselleyip verdiğine göre Kuran kılıç yoluyla kutsal işgali hak kabul etmektedir. Tevrat Tanrı'nın hangi halkları İsrail oğullarına açıkça öldürttüğünü ifade ederken Kuran müslümanlığa geçmeyen halkların malı,canı ve namusunun araplar için helal olduğunu iddia etmektedir.
Hangi ayeti ne açısından alırsanız alın Tanrı belli bir soyu haklı çıkarmak için özel çaba sarf ederken bu ayetlerin günümüz dahil her dönemde siyasetçilerin çıkarları için halka karşı kullanıldığunı görürüz. Dolayısıyla kutsal metinleri yazan kişiler Tanrı'nın kıyamete zorlanacağı ayetleri yazmayı unutmuşlar, onları yeni yeni paranoya haline getiriyorlar.
O paranoya ortadoğuyu kana bulayarak petrol karasına sevdalı ama kan kırmızısı aşkla sömürüye devam ediyorlar. Oysa bu süreçte ölenler hep ortadoğu halkları. Üstelik milyonlarca müslüman birbiriyle uyduruk şeyler yüzünden kanlı bıçaklı. O yüzden bizim coğrafyamız kinden ve dinden beslenirken dünyanın başka coğarafyaları doğanın bilim yasalarını yol önderi yapar ve zenginleşir. Dünyanın neresinde olursanız olun müslümansanız sizi başkaları yönetir,çünkü fakirsiniz. Bu fakirlikten kurtulmanın yolu ise sana dayatılan masallardaki sahte kurtuluş reçetelerini terk edip bilim ve felsefeye yönelmendir. Yok felsefe gâvur işidir diyorsan sana tavsiyem elindeki gâvur icadı telefonu çöpe atıp dumanla haberleşmendir...
Sözün özü:Tanrı kıyamete zorlanamaz. Buna inanmış görünen uyanıklar da bu masalı uyduranların adamlarıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Murtaza AK
TANRI'YI KIYAMETE ZORLAMAK-MIŞ..!
Son zamanlarda İran,Filistin,Lübnan,Kuveyt,BAE,Katar,Yemen...'in birbirine komşu coğrafyasında savaşlar çıkararak Tanrı'yı kıyamete zorladıklarına inanan kişiler türedi ve iddialara göre ABD'yi yöneten kafayı yemişler tarikatı dünyayı savaştan savaşa sürüklüyor. Tanrı'da varsayımlara göre bunların yönlendirmesine kanıp kıyameti ilan edecekmiş.
Kıyamet kavramı bilimsel literatürde insanlık açısından geçerlidir ve insan soyunun yok olması demektir. Doğanın diyalektiği açısından ise -270 C derece ile binlerce + sıcaklık dereceleri içerisinde evrenin devşnim göstermesi kıyamet değildir. Kıyamet üstelik sadece insan dimağı açısından düşünülecek bir şeydir. Saniyede 299977 kilımetre yolculuk yapan ışık ve radyoaktif etki dahi kıyamet ile ilgili olmayıp koskoca evrenin doğal akışını etkilemez. Yani tahmini 400 milyar güneş sistemi içerisinde dünyayı merkeze alıp her şeyi bu temeldeele almak beyhude gereksiz çabadır. Hiç bir din de doğanın temel yasalarını değiştirecek yada yönlendirecek güce ve birikime sahip değildir.
İnsanoğlu kendisini evrenin merkezine koyarak her şeyin sahibi ve yöneticisi olamayacağını, doğanın-evrenin kendi kendisini yönetme becerisinin insan aklından daha yetenekli olduğunu er geç öğrenecektir. Eğer evrendeki milyarlarlarca sistemi bir tanrı yönetiyorsa insanoğlu kendi acizliğini kendi soyunu yok ederek kanıtlayacaktır. Çünkü devletlerin elinde dünyadaki yaşamı bir dakika içinde bitirebilecek birikimde nükleer bpmbalar vardır. Bu nedenle insan hayatının kıyameti için bir tanrıya ihtiyaç yoktur,kendi çarmıhını kendisi yüklenecektir.
YAŞADIĞIMIZ BÖLGEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİK.
İsrail ortadoğu da kan gövdeyi götürsün diye ABD'yi Amerika'daki Yahudi kulüpleri aracılığıyla savaşa sürüklüyor. Âbd devlet aklı da tamamen dinci,yâni Musevi söylemleriyle ortadoğu ülkelerinde taş üstünde taş bırakmıyor. Öyle ki insanı,toprağı,böcekleri, bitkileri...her şeyi yok ediyor. Aslında Tanrı'yı kıyamete falan zorladıkları yok. Arap ve araplaşmış halkları birbirine kırdırmak suretiyle hem doğal miraslara konuyorlar,hem de çıkardıkları savaşların ve petrollerin maliyetlerini bu bölgedeki halklara ödetiyorlar. Hiç bir islam ülkesi de çıkıp bu bizim savaşımız değil,bize saldıramazsınız,demiyor,diyemiyor,diyemez.
Emperyalizm Tanrı'yı kıyamete zorlayamıyor ama Arap halklarını ve araplaşmış halkları hep kıyamet içerisinde,savaş-kan-göz yaşı içerisinde süründürmeyi başarıyor.
Bir müslüman da çıkıp şunu söylemiyor ;
Kuzum siz kim oluyorsunuz ki koskoca Tanrı sizin saçma sapan iddialarınıza yada davranışlarınıza göre davranacak...
Tanrı açısından bakarsanız böyle paranoyak davranan,alçakça hareketker yapan insanlar yüzünden kıyamet ilan edermi hiç ! Üstelik kutsal kitaplara göre insanlığın günahından bıktığı için Tanrı insan soyuna son verip Nuh soyuna fırsat veriyor,yani insanlığı cezalandırıyor. Tanrı dünyayı değil insanlığı cezalandırıyor. Çünkü günahı dünya değil insanoğlu işliyor. Dolayısıyla Tanrı açısından bakarsanız kıyamet değil ama bu sapkın soyun sonu gelmeli. Ancak bir istisna var ve Nuh'tan sonra bir daha tufan vermeyeceğine dair söz veriyor. Demekki kıyamet işiyle uğraşan Tanrı değil de insan soyuymuş.
Buyrun o tarikatın okuduğu kitapta ne yazıyormuş görün !
YARATILIŞ 9:12-16 TCL02
[12] Tanrı şöyle sürdürdü konuşmasını: “Sizinle ve bütün canlılarla kuşaklar boyu sonsuza dek sürecek antlaşmamın belirtisi şu olacak: [13] Yayımı bulutlara yerleştireceğim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak. [14] Yeryüzüne ne zaman bulut göndersem, yayım bulutların arasında ne zaman görünse, [15] sizinle ve bütün canlı varlıklarla yaptığım antlaşmayı anımsayacağım: Canlıları yok edecek bir tufan bir daha olmayacak. [16] Ne zaman bulutlarda yay görünse, ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı anımsayacağım.”
https://bible.com/bible/170/gen.9.12-16.TCL02
Bunlar kafayı yememişlerse kıyameti Tanrı'dan önce bu tip aptalca tarikatların peşinde koşan siyasetçiler koparacak. Nasıl yani derseniz bir çok ülkenin elinde çok güçlü nükleer silahlar var ve dünyayı bin kez kıyamete götürecek kadar etkili olacaktır.
KURTULUŞ
Gelelim kutsal kitaplara göre kurtuluş planına : Her din kendi mensupları için dünyadan kurtulma planları yapmış,bunları inananlarına anlatmaktadır. Bizi ve dünyayı daha çok ilgilendiren ortadoğu dinleri olduğu için onlara bakalım. Çünkü Musevîlik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dinleri aynı felsefeden ve kökten fışkıran ağacın dalları gibi coğrafyamızın kadeeş de aynı soy tarafından oluşturulmuştur. Üçünde de cennet-cehennem kavramları vardır.
Bu üç din Hz. İbrahim (Abraham),Saray(Sera), Hacer'in ailesinin öyküsü ve soy ağacıyla başlar. Tanrı İbrahim'e görünerek 'senden bir ulus yaratacağım,göklerdeki yılıdızlar,çöldeki kumlar kadar çok olacaksınız'der. Nitekim Saray'dan doğan İshak'tan peygamberler soyu ve Yakup'un çocuklarından bugünki Yahudilerin 12 oymaktan oluşan ulusu oluşmuştur.
Peygamberler soyu Yakup oğlu Yahuda soyundan devam etmiş,Yeni antlaşmaya göre Tanrı oğlu İsa Mesih'in kurtarıcı olarak insan bedenine girerek dünyaya inmesiyle son bulmuş,gökyüzüne çıktığı için kendisine iman edenleri kurtarmak için geri geleceği beklenmektedir. İsa'nın göklerden nasıl geleceği, dünyayı nasıl yargılayacağı,imanlıları nasıl kurtaracağı İncil'in Vahiy kitabında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Peygamberler soyu ise
Matta kitabı 1.bölümde ayrıntılarıyla anlatılmakta,öyküleri ise Tevrat'ta ayrıntılı olarak yazılmaktadır. Meraklıları açsın okusun,aynısını tekrarlayacak değiliz.
Museviler ve Hristiyanlar Mesih'in gelişini bekleyedursun Müslümanlar da Mehdi'nin gəlişini beklemektedirler.
İbrahim ve Hacer'den olan 2.oğul olan İsmail ise köle Hacer'den,(Mısır'dan kıpti bir soyun kızı) dünyaya gelip İbrahim tarafından ayrı eve çıkarılmıştır.
Tevrat'a göre bu iki soy İsrail-Ürdün-Suriye(Kenan) bölgesinde çoğalmıştır. Buradan sürgünlerle yayılmışlardır.
Kuran ve İslamiyet peygamberler tarihini kendisine bağlayarak son peygamber Hz. Muhammed'in İsmail'in soyundan geldiğini,İsmail'in İbrahim tarafından Allah'a kurban edildiğini söylemektedir. Dolayısıyla dünyanın Hz.Muhammed'in yüzü suyu hürmetine yaratıldığını söylemektedir. Tevrat en büyük paygamber olarak Musa'yı, İncil İsa'yı,Kuran ise Muhammed'i 1.sıraya koymaktadır. Elbette olması gereken de budur ve her dinin kurucısunun kendisini kurucu ve kurtarıcı göstermesi,kendi soyunu kutsaması doğaldır.
Burada sözkonusu olan dünyanın nasıl kurtulacağı değil, amca uşakları olan Araplar ve Yahudiler arasındaki ideolojik savaşın bizi nasıl ilgilendirdiğidir.
İbrahimin iki oğlu İshak ve İsmail'in torunları arasındaki toprak savaşında biz nerede duracağız,rolümüz nedir ?
Dünyada insan nüfusunun az olduğu dönemlerde herkes dünyanın boş bulduğu yerlerine sorgusuz sualsiz yerleşirken kimse kimseden hesap sormuyordu. Ne zamanki nüfus bazı bölgelerde yoğunlaşmaya başladı, o bölgelere Tanrı'nın bazı sülaleleri özel kılmak kaydıyla müdahale ettiğini görüyoruz. En azından Tevrat ve Kuran bel soy ağaçlarını kutsarken İncil'in bu mantığı reddederek soy ağacı yerine iman etme tekniğini tercih ettiğini görüyoruz. Tevrat Kenan bölgesini Yakup soyuna parselleyip verdiğine göre Kuran kılıç yoluyla kutsal işgali hak kabul etmektedir. Tevrat Tanrı'nın hangi halkları İsrail oğullarına açıkça öldürttüğünü ifade ederken Kuran müslümanlığa geçmeyen halkların malı,canı ve namusunun araplar için helal olduğunu iddia etmektedir.
Hangi ayeti ne açısından alırsanız alın Tanrı belli bir soyu haklı çıkarmak için özel çaba sarf ederken bu ayetlerin günümüz dahil her dönemde siyasetçilerin çıkarları için halka karşı kullanıldığunı görürüz. Dolayısıyla kutsal metinleri yazan kişiler Tanrı'nın kıyamete zorlanacağı ayetleri yazmayı unutmuşlar, onları yeni yeni paranoya haline getiriyorlar.
O paranoya ortadoğuyu kana bulayarak petrol karasına sevdalı ama kan kırmızısı aşkla sömürüye devam ediyorlar. Oysa bu süreçte ölenler hep ortadoğu halkları. Üstelik milyonlarca müslüman birbiriyle uyduruk şeyler yüzünden kanlı bıçaklı. O yüzden bizim coğrafyamız kinden ve dinden beslenirken dünyanın başka coğarafyaları doğanın bilim yasalarını yol önderi yapar ve zenginleşir. Dünyanın neresinde olursanız olun müslümansanız sizi başkaları yönetir,çünkü fakirsiniz. Bu fakirlikten kurtulmanın yolu ise sana dayatılan masallardaki sahte kurtuluş reçetelerini terk edip bilim ve felsefeye yönelmendir. Yok felsefe gâvur işidir diyorsan sana tavsiyem elindeki gâvur icadı telefonu çöpe atıp dumanla haberleşmendir...
Sözün özü:Tanrı kıyamete zorlanamaz. Buna inanmış görünen uyanıklar da bu masalı uyduranların adamlarıdır.