Hava Durumu

#Gazze

- Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan: "Ukrayna’da barış çabalarının içerisindeyiz" Haber

Bakan Fidan: "Ukrayna’da barış çabalarının içerisindeyiz"

Bu çabaların içerisindeyiz. İnşallah bir an önce Rusya-Ukrayna barışının da hayata geçtiğini görürüz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, göreve geldikten sonra dördüncü kez gerçekleştirdiği İran ziyaretinde, mevkidaşı Arakçi ile verimli görüşmeler yaptıklarını belirterek, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Fidan, önceki resmi görevleri sırasında da İran’a sık sık geldiğini hatırlatarak, Arakçi ile uluslararası platformlarda düzenli olarak bir araya geldiklerini ve tüm önemli gelişmeleri telefon diplomasisiyle de yakın iş birliği içinde değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye-İran ilişkilerindeki yapıcı iş birliği için Arakçi’ye teşekkür eden Fidan, görüşmelerin son derece verimli geçtiğini ifade etti. Ticaret ve enerji başlıkları masada Ziyaret kapsamında iki ülke arasında ticaret ve enerji başta olmak üzere refahı ve ekonomiyi doğrudan etkileyen birçok başlığın ele alındığını aktaran Fidan, sınır kapılarının daha etkin kullanılmasının ticaretin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. İki ülkenin ulaştırma, bağlantısallık ve lojistik alanlarında mevcut potansiyelin gerisinde kaldığını belirten Fidan, "Bu konuda atmamız gereken önemli adımlar var" değerlendirmesinde bulundu. "Sınır kapılarını artırmalı ve daha etkin hale getirmeliyiz" Fidan, İran ile Türkiye arasındaki ticaret ve insan hareketliliğinin daha verimli yönetilebilmesi için sınır kapılarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Sınır kapılarının sayısını artırmamız ve sınır kapılarını daha etkin hale getirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. İki ülkenin büyük nüfusa ve güçlü ekonomilere sahip olduğunu belirten Hakan Fidan, Türkiye ve İran toplumlarının birbirine çok yakın olduğuna dikkat çekti. Tarafların yoğun etkileşim içinde bulunduğunu ve her yıl milyonlarca kişinin iki ülke arasında seyahat ettiğini hatırlatan Fidan, bu yoğunluğu daha sistemli bir yapıya kavuşturmak için somut projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. "Van Başkonsolosluğunu dört gözle bekliyoruz" Arakçi’nin İran’ın Van Başkonsolosluğunun yakında açılacağına ilişkin açıklamasına da değinen Fidan, "Van’daki başkonsolosluk açılımını dört gözle bekliyoruz. İnşallah sayın meslektaşıma da söz verdim, kendisi gelirse ben de oraya gideceğim, beraber açacağız" dedi. Düzensiz göçle mücadelede ortak çalışma vurgusu Fidan, düzensiz göçle mücadelede yakın coğrafyadan kaynaklanan sorunlar bulunduğunu belirterek, bu konuda İran ile iş birliği yapılması gerektiğini söyledi. Bakan Fidan, "Özellikle Afganistan kaynaklı düzensiz göçle nasıl beraber mücadele edebiliriz, oradaki Afgan hükümetiyle beraber nasıl çalışabiliriz, bu konu üzerinde de durduk" ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın Tahran ziyareti için hazırlık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahran’a gerçekleştireceği ziyarette Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin (YDİK) 9’uncu toplantısının İran’da yapılacağını ifade eden Fidan, kendi ziyaretinin de Erdoğan’ın temasları için ön hazırlık niteliği taşıdığını belirtti. İki ülke arasındaki teknik, ekonomik ve ticari konuların ele alınmasının önemine dikkat çeken Fidan, bu başlıkların görüşmelerin önemli unsurları arasında yer aldığını kaydetti. Bölgesel konularda geniş değerlendirme Fidan, Arakçi ile gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ile İran’ın bölgenin iki güçlü ülkesi olduğuna dikkat çekerek, bölgesel konuların kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Görüşmelerde Filistin ve Gazze başta olmak üzere Suriye, Lübnan, İsrail’in yayılmacı politikaları, nükleer müzakereler ile Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik gibi konuları değerlendirdiklerini belirten Fidan, İsrail’in bölgedeki yayılmacılığının bir numaralı güvenlik tehdidi olduğu konusunda Ankara ve Tahran’ın görüş birliği içinde olduğunu ifade etti. Gazze ve bölge için uluslararası toplum çağrısı Gazze’de büyük çabalarla oluşturulan ateşkesin sürdürülmesinin temel hedefleri olduğunu aktaran Fidan, Batı Şeria ve Kudüs’te devam eden saldırıların da son bulması gerektiğini vurgulayarak bu süreçte uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi. Fidan ayrıca, Suriye ve Lübnan’ın istikrarsızlaştırılmasına yol açan İsrail’in yayılmacı adımlarının "bir an önce durması" için de uluslararası toplumun gerekli adımları atması gerektiğini kaydetti. "Türkiye, İran’ın nükleer müzakerelerinde Tahran’ın yanındadır" Hakan Fidan, Türkiye’nin İran’ın nükleer müzakerelerinde her zaman Tahran’ın yanında olduğunu belirterek, "Amacımız, İran’ın uluslararası hukuk çerçevesinde sorunun çözümüyle birlikte yaptırımlardan kurtulması ve bölgesel entegrasyonun ekonomik ve diğer alanlarda hızla ilerlemesidir" ifadelerini kullandı. İran’ın uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı yaptırımların haksız olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini vurgulayan Fidan, sürecin ilerlemesi için Türkiye’nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna barışı için Türkiye’nin çabası Fidan, Ukrayna ve Rusya barışının bölge için önem taşıdığını, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere tüm kurumlarıyla yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Fidan, "Avrupalıların, Ukraynalıların, Rusların, Amerikalıların attığı bütün adımları, çabaları destekliyoruz. Bu çabaların içerisindeyiz. İnşallah bir an önce Rusya Ukrayna barışının da hayata geçtiğini görürüz" şeklinde konuştu. İş birliği mesajı Toplantı sonunda Arakçi’ye teşekkür eden Fidan, İran’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Tahran’daki üst düzey temasları kapsamında iki ülke arasındaki iş birliğinin mümkün olan en ileri seviyeye taşınması için çalışacaklarını kaydetti.

Bakan Tekin’den Eşitlik Vurgusu Haber

Bakan Tekin’den Eşitlik Vurgusu

Hiçbir farklılık, o çocuğun eğitim-öğretimden kısmen ya da tamamen alıkonulmasını meşru gösteremez" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara’da düzenlenen 2. Maarif Kongresi’ne katıldı. Düzenlenen kongrenin Türkiye’nin eğitim sisteminde köklü bir perspektif sunmayı amaçladığı, maarif geleneğinin günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınacağı ve bakanlığın yürüttüğü yapısal dönüşüm çalışmalarının kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Ayrıca farklı illerden gelen eğitim yöneticilerinin, akademisyenlerin ve öğretmen temsilcilerinin de katıldığı kongrenin bu yönüyle hem değerlendirme hem de istişare platformu olarak önem taşıdığı vurgulandı. Bakanlığın son dönemde hayata geçirdiği müfredat yenileme çalışmaları, ölçme ve değerlendirme politikaları ile öğretmen eğitimine yönelik yeni modeller de programda ele alındı. "Değişen dünya koşullarında milli ve manevi değerlerine bağlı bir kuşak yetiştirmek durumundayız" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kongrede yaptığı konuşmada her çocuğun aynı şartlarda eğitim aldığını, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin herkese eşit şartlarda eğitim verdiklerini belirterek, "Dünyada değişen bu formata uygun eğitim sistemi inşa etmezsek eğer çocuklarımızın milletine, vatanına, ülkesine bağlılık duyguları zayıflar. Dünya küresel bir köy haline geldi. Dolayısıyla biz 2024-2025 eğitim öğretim yılında bu parametreyi kendimize bir çerçeve aldık ve kabul ettik. Değişen dünya koşullarında çocuklarımızın milli ve manevi değerlerine bağlı, ülkesine, ülkesinin değerlerine, ülkesinin egemenlik haklarına, ülkesinin bağımsızlığına saygı duyan, ihtiyaç duyduğunda gözünü kırpmadan kendisini ülkesi ve milleti için feda edebilecek bir kuşak yetiştirmek durumundayız. Bunu yaparken de değişen dünyanın parametrelerine uygun davranmak durumundayız. Müfredatımızı revize ettik" dedi. "Dünyanın her tarafında canımızı sıkan olayların arka planında eğitim sistemleri olduğu gerçeğinden hareket ettik" Bakan Tekin, dünyada var olan eğitim sisteminin insanlığı örnek almadığını ve bu yüzden soykırımların, savaşların ve ırkçılığın yaygınlaştığını vurgulayarak, "Bugünlerde dünyanın her tarafında canımızı sıkan, hoşumuza gitmeyen davranışların, olayların arka planında eğitim sistemleri olduğu gerçeğinden hareket ettik ve diyoruz ki eğer dünyada bütün eğitim sistemleri kardeşlik, bağımsızlık, insan hakları, demokrasi, adalet, özgürlük gibi değerleri eğitim sistemleri kendi içerisinde çocuklara kazandırsaydı eğer, dünyanın hiçbir tarafında savaşlar, insan hakları ihlalleri, bebek ölümleri, bebekleri katletmeye varan vahşilikler yaşanmazdı. En son İsrail’in Gazze’de bütün dünyanın gözü önünde yaşattığı zulüm, on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Kundaktaki bebeklerin hunharca katledildiği, yüz binlerce insanın yerinden yurdundan edildiği bir süreç yaşandı. Burada iki tane önemli konu var. Birincisi İsrail’in bu vahşeti yapabilmesi, ikincisi ise dünyanın bir dizi insan haklarına rağmen, insan haklarını korumakla mükellef bir dizi musallat üretim varlığına rağmen yaşanan bu vahşete karşı sessiz kalmasıdır. Dünyadaki eğitim sistemleri, devletin varlık sebebine uygun hareket etmiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak 2002 yılından itibaren eğitimde fırsat eşitliğinin bir temel insan hakkı olarak gördük. Kılığı ya da kıyafeti, etnik ya da dini farklılığı nedeniyle hiç kimsenin eğitim öğretim hakkından mahrum bırakılamayacağını bir referans olarak aldık ve Türkiye’nin her tarafında hiçbir ayrım gözetmeksizin her çocuğumuzun eğitime eşit bir biçimde erişebileceği bir altyapıyı, hem fiziki hem de hukuki olarak oluşturduk" diye konuştu. "Her vatandaş bizim gözümüzde eşittir" Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapı taşında herkese eşit şartlarda eğitim öğretim hakkı olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her çocuk ve her insan bizim gözümüzde eşittir. Her vatandaş bizim gözümüzde eşittir. Hiçbir farklılık o çocuğun eğitim öğretim hakkından kısmen ya da tamamen alıkolunmasını meşru gösteremez. Bu hareketle eğitim öğretim sistemimizde köklü bir revizyon yaptık. Programlarımızın içerisinde bu türden ayrıştırıcı, ötekileştirici bütün ifadeleri çıkardık. Katsayı zulmünden başörtüsü problemine kadar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Alevi vatandaşlarımızın beklentilerinden etnik ya da dini ayrımcılık olarak yorumlanabilecek ifadelerin çıkartılmasına kadar gerçekten devrim niteliğinde adımlar attık. Atmaya da devam ediyoruz." Kogreye Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Arıcı, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Program, Bakan Tekin’in öğretmenlere katılım belgesi vermesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.