Hava Durumu

#Filistin

- Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eli kanlı Netanyahu konuştu: "Ateşkesin ikinci aşamasının yakında başlamasını bekliyorum" Haber

Eli kanlı Netanyahu konuştu: "Ateşkesin ikinci aşamasının yakında başlamasını bekliyorum"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs’te Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hedeflerine ulaştıklarını, ikinci aşamasının ise yakında başlamasını beklediğini belirtti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kudüs’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Almanya Başbakanı Merz ve Netanyahu görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bir dost olarak İsrail’e geldiğini belirterek sözlerine başlayan Merz, Nazi Almanyası tarafından öldürülen 6 milyon Yahudi adına inşa edilen Yad Vashem Holokost Anıtı’nı ziyaret ettiğini belirterek, "Almanların Yahudi halkına işlediği bu korkunç suçu ve Almanya’nın üstlendiği kalıcı tarihi sorumluluğu her zaman canlı tutacağız. Bu nedenle Almanya, İsrail’in varlığını ve güvenliğini her zaman savunacaktır. Bu, ilişkilerimizin değişmez bir parçasıdır. Bu, bugün için geçerlidir, yarın ve sonsuza kadar geçerli olacak" dedi. Almanya’nın 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in yanında durmaya devam ettiğini belirten Merz, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu söyledi. Almanya’nın silah ihracatını kısıtlaması ve İsrail’e yönelik katliamları durdurma çağrılarını hatırlatan Merz, İsrail hükümetinin Gazze’deki saldırılarının ve tutumunun ülkesini ikileme soktuğunu ifade etti. Merz, "Sivil halkın yaşadığı ağır kayıplar karşısında, biz de burada bir işaret vermeliydik" diye konuştu. "Barış planının ikinci aşamasını gerçekleştirmeliyiz" ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında ateşkes sağlandığını hatırlatan Merz, "Her zaman aksilikler yaşanabilir, ancak iki yıl süren savaş sona erdi ve kalıcı bir barış mümkün. Şimdi barış planının ikinci aşamasını gerçekleştirmeliyiz. Gazze’de hala çok zor şartlar altında yaşayan insanlara yardım ediyoruz. Yeniden yapılanmaya katkıda bulunacağız. Her şeyden önce, barışın gelmesi için diplomatik çabalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Gazze’de Hamas’ın hiçbir rolünün olmaması ve İsrail için bir tehdit oluşturmaması gerektiğini savunan Merz, "İsrailliler, Filistinliler ve Arap komşuları kalıcı barış, özgürlük, güvenlik ve haysiyet içinde yaşayabilecekleri yeni bir düzenin temellerini atmalıyız" şeklinde konuştu. İki devletli çözüm vurgusu Başbakan Merz, Almanya’nın iki devletli çözümden yana olduğunu tekrarlayarak, "Bizim inancımız, İsrail’in yanında bir Filistin devletinin kurulmasının geleceğe yönelik en iyi bakış açısını açacağı yönündedir. İki devletli çözüm ancak müzakerelerle gerçekleştirilebilir. Alman Federal Hükümeti, Filistin devletinin tanınmasının böyle bir sürecin başında değil, sonunda olabileceği görüşünü sürdürmektedir" dedi. Friedrich Merz, Batı Şeria’da İsrail tarafından gerçekleştirilen yasa dışı yerleşimlere ve ilhakçı adımlara karşı çıktıklarını bir kez daha vurguladı. "İsrail hükümetini eleştirmek mümkündür, bazen gereklidir" Almanya’da İsrail aleyhinde gösterilere de değinen Başbakan Merz, "İsrail hükümetini eleştirmek mümkündür ve bazen belki de gereklidir. Özgür toplumlar ve açık demokrasilerde durum böyledir. Almanya ile İsrail arasındaki ilişkiler de böyledir. Ancak İsrail hükümetinin politikasını eleştirmek, antisemitizmin bahanesi olarak kullanılmamalıdır, özellikle de Almanya’da" diye konuştu. "Silah ihracatı kısıtlaması özel bir duruma yönelikti" Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 8 Ağustos 2025’te alınan ancak 24 Kasım 2025’te kaldırılan Almanya’nın İsrail’e yönelik silah ihracatlarının kısıtlanmasına yönelik karara ilişkin bir soruya ise "Bu karar, özel bir duruma (İsrail’in Gazze’yi işgal planı) yönelikti ve bu kararın alınmasına neden olan özel şartlar değiştiği için bu devam etmiyor. Özel bir duruma yönelik olan bu karara rağmen, İsrail’e ve İsrail’in güvenliğine, İsrail’e desteğimize ve İsrail’e askeri desteğimize yönelik temel tutumumuzda hiçbir değişiklik olmadı" cevabını verdi. Basın toplantısında Merz’e, Gazze’de işlediği suçlar nedeniyle, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Almanya’da geçerli tutuklama emrine rağmen İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Berlin’e davet edilmemesi soruldu. Merz, böyle bir ziyareti konuşmadıklarını, ancak şartlar oluşması halinde böyle bir davette bulunabileceğini ifade etti. "İkinci aşama şimdi başlamalı ve biz de katkıda bulunabilmeliyiz" Gazze’de önümüzdeki süreçte atılacak adımlara yönelik bir soruya cevap veren Merz, Netanyahu’nun bu yıl sonuna kadar ABD’ye yapacağı ziyareti hatırlatarak, "Başbakan Netanyahu’nun ABD Başkanı ile yapacağı görüşmelerin sonucunu beklemeyi kararlaştırdık. Bu konudaki görüşmeleri ABD hükümetinin ne kadar hazır olduğu netleştiğinde sürdürmek istiyoruz. İkinci aşama şimdi başlamalı ve biz de katkıda bulunabilmeliyiz" dedi. Avrupa’nın İsrail ile ticaretin kesilmesine dönük bir kararının olmadığını belirten Merz, Almanya ile İsrail arasındaki ekonomik iş birliğini bozmak gibi bir niyetlerinin olmadığını da sözlerine ekledi. İki devletli çözüme karşı, Avrupa’daki İsrail aleyhinde gösterilere tepkili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda varılan anlaşmanın ilk aşamasında hedeflerine ulaştıklarını, ikinci aşamasının ise yakında başlamasını beklediğini belirtti. Netanyahu bundan sonrasında ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının amaçlandığını ifade etti. İsrail Başbakanı bu ay içinde ABD Başkanı Trump ile görüşeceğini de bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Merz’in aksine iki devletli çözüm konusunda aynı fikirde olmadığını belirterek, "Arap devletleriyle daha kapsamlı bir barışa doğru ilerlemenin ve Filistinli komşularımızla da işleyen bir barış yolu olduğuna inanıyoruz. Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar olan güvenliğin gücü her zaman İsrail’in elinde kalacaktır. Ancak kapımızın önünde bizi yok etmeye adanmış bir devlete asla razı olmayacağız" şeklinde konuştu. Netanyahu, Almanya başta olmak üzere İsrail aleyhinde, Filistin bayraklarının taşındığı gösterilere tepki gösterdi. Merz’in Başbakan olarak ilk İsrail ziyareti Merz, İsrail temaslarına bugün erken saatlerde devam ederek, Nazi Almanyası döneminde öldürülen 6 milyon Yahudi adına yapılan Yad Vashem Holokost Anıtı’nı ziyaret etti. Merz burada yaptığı konuşmada, "Almanya İsrail’in varlığını ve güvenliğini savunmakla yükümlüdür. Bu ilişkilerimizin değişmez özünün bir parçasıdır ve sonsuza kadar böyle kalacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya ve Merz’in İsrail tutumu Almanya Başbakanı Merz’in İsrail ziyareti bir kez daha gözlerin iki ülke ilişkilerine çevrilmesine neden oldu. Almanya ve Alman hükümetleri iki ülke ilişkileri söz konusu olduğunda Almanya’nın İsrail’in yanında durduğunu her zaman dile getirmişti. Ancak Almanya’nın İsrail’e karşı tarihi sorumluluk hissettiği açıklaması ilişkilerin tanımını yapma noktasında bir milat oldu. Almanya’nın İsrail’e karşı hissettiği tarihi sorumluluğu net ifadelerle kullanan ilk Almanya lideri, Mart 2008’de dönemin başbakanı Angela Merkel olmuştu. Söz konusu tarihteki ziyaretinde İsrail Meclisi Knesset’te konuşan Merkel, İsrail’in güvenliğinin Almanya için "varlık nedeni" olduğunu vurgulamıştı. Aynı ifade Merkel’in halefi Olaf Scholz tarafından 15 yıl sonra, İsrail’in Gazze’ye yönelik hedef gözetmeyen yoğun bombardımanlarının sürdüğü bir dönemde Federal Alman Meclisi’nde tekrarlanmıştı. İsrail’e "Hepimiz adına kirli işleri yapıyor" diyerek teşekkür etmişti Merkel ve Scholz ile aynı ifadeleri benzer cümlelerle kuran yeni Başbakan Merz ise göreve geldikten sonra bir dizi açıklama ve kararla tartışmaların odağındaydı. Merz, İsrail konusunda uluslararası tartışmaları da alevlendiren ilk açıklamasını Başbakan olduktan 1 ay sonra yaptı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Haziran ayında Kanada’daki G7 Liderler Zirvesi sonunda Alman ZDF kanalına verdiği röportajda, İran’a hava saldırıları düzenleyen İsrail’e "Hepimiz adına kirli işleri yapıyor" diyerek teşekkür etmişti. Merz, İsrail’den övgü almış, İran’ın ise tepkisini çekmişti. Almanya’nın İsrail’e silah ihracatı konusundaki kararsız tutumu da Merz’in hanesine eksi olarak yazılmıştı. Muhalefet partilerinden ve kamuoyundan gelen sert tepkilere rağmen İsrail’e yönelik silah ihracatını durdurmayan Almanya Başbakanı Merz, ancak 8 Ağustos’ta İsrail’in Gazze’yi işgal planı nedeniyle ülkesinin İsrail’e yönelik silah ihracatını askıya almıştı. Ancak sadece 3 buçuk ay sonra 24 Kasım 2025’te bu kararı sonlandırmıştı. Merz dün İsrail’e ulaşmıştı Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 6 Mayıs 2025’te göreve geldikten sonra ilk kez ziyaret ettiği İsrail’e dün ulaşmıştı. Merz, havaalanında Dışişleri Bakanı Gideon Saar tarafından karşılanmış daha sonra İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşmüştü. Almanya İsrail’e desteğini hiç kesmedi Başbakan Friedrich Merz’in 8 Ağustos’ta İsrail’in operasyonlarını artırma kararının ardından Gazze Şeridi’nde kullanılabilecek Alman silahlarının İsrail’e ihracatının askıya alındığını duyurmasına rağmen İsrail’e desteğini sürdürdüğü ortaya çıkmıştı. Almanya Ekonomi Bakanlığının, Alman Meclisindeki muhalefet partilerinden Sol Parti’nin (Die Linke) soru önergesine verdiği yanıtta, hükümetin İsrail’e silah ihracatı kararının açıklandığı 8 Ağustos ile 22 Eylül tarihleri arasında yine Alman savunma sanayi üreticilerine, bu ülkeye en az 2,46 milyon euro değerinde silah tedarik etmelerine izin verdiği açıklanmıştı. Ayrıca Alman savunma sanayi üreticilerine, İsrail’e 1 Ocak - 8 Ağustos 2025 tarihlerinde yaklaşık 250 milyon euro değerinde silah tedarik etmesine izin verildiği belirtilmişti. Alman Hükümeti, 2023’te ise İsrail’e 327 milyon euroluk silah ve askeri malzeme satışına onay vermişti. 2023’te Almanya’nın İsrail’e silah ve askeri malzeme satışı 2022’ye göre 10 kat artmıştı.

Bakan Fidan: "Ukrayna’da barış çabalarının içerisindeyiz" Haber

Bakan Fidan: "Ukrayna’da barış çabalarının içerisindeyiz"

Bu çabaların içerisindeyiz. İnşallah bir an önce Rusya-Ukrayna barışının da hayata geçtiğini görürüz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, göreve geldikten sonra dördüncü kez gerçekleştirdiği İran ziyaretinde, mevkidaşı Arakçi ile verimli görüşmeler yaptıklarını belirterek, iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Fidan, önceki resmi görevleri sırasında da İran’a sık sık geldiğini hatırlatarak, Arakçi ile uluslararası platformlarda düzenli olarak bir araya geldiklerini ve tüm önemli gelişmeleri telefon diplomasisiyle de yakın iş birliği içinde değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye-İran ilişkilerindeki yapıcı iş birliği için Arakçi’ye teşekkür eden Fidan, görüşmelerin son derece verimli geçtiğini ifade etti. Ticaret ve enerji başlıkları masada Ziyaret kapsamında iki ülke arasında ticaret ve enerji başta olmak üzere refahı ve ekonomiyi doğrudan etkileyen birçok başlığın ele alındığını aktaran Fidan, sınır kapılarının daha etkin kullanılmasının ticaretin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. İki ülkenin ulaştırma, bağlantısallık ve lojistik alanlarında mevcut potansiyelin gerisinde kaldığını belirten Fidan, "Bu konuda atmamız gereken önemli adımlar var" değerlendirmesinde bulundu. "Sınır kapılarını artırmalı ve daha etkin hale getirmeliyiz" Fidan, İran ile Türkiye arasındaki ticaret ve insan hareketliliğinin daha verimli yönetilebilmesi için sınır kapılarının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Sınır kapılarının sayısını artırmamız ve sınır kapılarını daha etkin hale getirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. İki ülkenin büyük nüfusa ve güçlü ekonomilere sahip olduğunu belirten Hakan Fidan, Türkiye ve İran toplumlarının birbirine çok yakın olduğuna dikkat çekti. Tarafların yoğun etkileşim içinde bulunduğunu ve her yıl milyonlarca kişinin iki ülke arasında seyahat ettiğini hatırlatan Fidan, bu yoğunluğu daha sistemli bir yapıya kavuşturmak için somut projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. "Van Başkonsolosluğunu dört gözle bekliyoruz" Arakçi’nin İran’ın Van Başkonsolosluğunun yakında açılacağına ilişkin açıklamasına da değinen Fidan, "Van’daki başkonsolosluk açılımını dört gözle bekliyoruz. İnşallah sayın meslektaşıma da söz verdim, kendisi gelirse ben de oraya gideceğim, beraber açacağız" dedi. Düzensiz göçle mücadelede ortak çalışma vurgusu Fidan, düzensiz göçle mücadelede yakın coğrafyadan kaynaklanan sorunlar bulunduğunu belirterek, bu konuda İran ile iş birliği yapılması gerektiğini söyledi. Bakan Fidan, "Özellikle Afganistan kaynaklı düzensiz göçle nasıl beraber mücadele edebiliriz, oradaki Afgan hükümetiyle beraber nasıl çalışabiliriz, bu konu üzerinde de durduk" ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın Tahran ziyareti için hazırlık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahran’a gerçekleştireceği ziyarette Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin (YDİK) 9’uncu toplantısının İran’da yapılacağını ifade eden Fidan, kendi ziyaretinin de Erdoğan’ın temasları için ön hazırlık niteliği taşıdığını belirtti. İki ülke arasındaki teknik, ekonomik ve ticari konuların ele alınmasının önemine dikkat çeken Fidan, bu başlıkların görüşmelerin önemli unsurları arasında yer aldığını kaydetti. Bölgesel konularda geniş değerlendirme Fidan, Arakçi ile gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ile İran’ın bölgenin iki güçlü ülkesi olduğuna dikkat çekerek, bölgesel konuların kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Görüşmelerde Filistin ve Gazze başta olmak üzere Suriye, Lübnan, İsrail’in yayılmacı politikaları, nükleer müzakereler ile Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik gibi konuları değerlendirdiklerini belirten Fidan, İsrail’in bölgedeki yayılmacılığının bir numaralı güvenlik tehdidi olduğu konusunda Ankara ve Tahran’ın görüş birliği içinde olduğunu ifade etti. Gazze ve bölge için uluslararası toplum çağrısı Gazze’de büyük çabalarla oluşturulan ateşkesin sürdürülmesinin temel hedefleri olduğunu aktaran Fidan, Batı Şeria ve Kudüs’te devam eden saldırıların da son bulması gerektiğini vurgulayarak bu süreçte uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi. Fidan ayrıca, Suriye ve Lübnan’ın istikrarsızlaştırılmasına yol açan İsrail’in yayılmacı adımlarının "bir an önce durması" için de uluslararası toplumun gerekli adımları atması gerektiğini kaydetti. "Türkiye, İran’ın nükleer müzakerelerinde Tahran’ın yanındadır" Hakan Fidan, Türkiye’nin İran’ın nükleer müzakerelerinde her zaman Tahran’ın yanında olduğunu belirterek, "Amacımız, İran’ın uluslararası hukuk çerçevesinde sorunun çözümüyle birlikte yaptırımlardan kurtulması ve bölgesel entegrasyonun ekonomik ve diğer alanlarda hızla ilerlemesidir" ifadelerini kullandı. İran’ın uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı yaptırımların haksız olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini vurgulayan Fidan, sürecin ilerlemesi için Türkiye’nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna barışı için Türkiye’nin çabası Fidan, Ukrayna ve Rusya barışının bölge için önem taşıdığını, bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere tüm kurumlarıyla yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Fidan, "Avrupalıların, Ukraynalıların, Rusların, Amerikalıların attığı bütün adımları, çabaları destekliyoruz. Bu çabaların içerisindeyiz. İnşallah bir an önce Rusya Ukrayna barışının da hayata geçtiğini görürüz" şeklinde konuştu. İş birliği mesajı Toplantı sonunda Arakçi’ye teşekkür eden Fidan, İran’da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Tahran’daki üst düzey temasları kapsamında iki ülke arasındaki iş birliğinin mümkün olan en ileri seviyeye taşınması için çalışacaklarını kaydetti.

Genç yazılımcılar Esenler’de Filistin direnişini oyunlarla anlattı Haber

Genç yazılımcılar Esenler’de Filistin direnişini oyunlarla anlattı

Kamp paneller, yoğun eğitimler ve proje sunumlarıyla tamamlandı. Esenler Belediyesi’nce düzenlenen Özgür Filistin Oyun Geliştirme Kampı, 14-16 Kasım tarihlerinde Esenler Gençlik Merkezi’nde gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Filistin’de yaşananları oyunlaştırarak duygu ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen programa başvuran 100 gençten 55’i mülakatla kampa kabul edildi. Cuma ve cumartesi günleri saat 09.00-00.00 arasında yoğun eğitim programı uygulandı. Katılımcılar, organizasyon tarafından sağlanan uyku tulumlarıyla alanda konaklayarak kesintisiz bir çalışma ortamı yakaladı. Esenler Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Cerrahoğlu da kampı ziyaret ederek gençlerle bir araya geldi. Gençlerle tek tek ilgilenen Cerrahoğlu, yazdıkları oyunlar hakkında bilgi aldı. Küresel farkındalık konuşuldu final öncesi düzenlenen Filistin Özgürlük Paneli’nde Aktivist Yazar Said Ercan, Araştırmacı Yazar İhsan Aktaş ve Genç IDSB Başkanı Ceyhun Taha Demirkol konuşmacı olarak yer aldı. Hasan Ustaosmanoğlu moderatörlüğündeki panelde Filistin’deki son durum ele alınırken gençlere küresel farkındalık açısından önemli mesajlar verildi. Dünyaya mesaj verdiler Yoğun geçen kamp süreci, pazar günü gerçekleştirilen kapanış programıyla sona erdi. Takımlar geliştirdikleri projeleri jüriye sunarken, kampın ruhunu "zulmü, mücadeleyi ve inancı kodlayarak dünyaya mesaj vermek" düşüncesi şekillendirdi. Yapılan değerlendirmede dereceye giren birinci takıma 30 bin TL, ikinci takıma 20 bin TL son olarak da üçüncü takıma 10 bin TL para ödülü verildi. Ayrıca yarışmada dereceye giremeyen 7 takıma 5 bin TL değerinde hediye çeki takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.